Serbest Muhasebeci Mali Müşavir

5766 Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 6 Haziran 2008 Tarihli ve 26898 Sayılı Resmi Gazete’de (Mükerrer) yayımlandı.

5766 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 6 Haziran 2008 Tarihli ve 26898 Sayılı Resmi Gazete’de (Mükerrer) yayımlanıp aşağıdaki kanunlarda değişiklik yapılmıştır.

  • 193 sayılı Kanunu
  • 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu
  • 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu
  • 492 sayılı Harçlar Kanunu
  • 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu
  • 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu
  • 2548 sayılı Gemi Sağlık Resmi Kanunu
  • 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu
  • 5682 sayılı Pasaport Kanunu
  • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu
  • 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu
  • 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu
  • 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu
  • 5411 sayılı Bankacılık Kanunu
  • 5667 sayılı Bankacılık İşlemleri Yapma ve Mevduat Kabul Etme İzni Kaldırılan Türkiye İmar Bankası Türk Anonim Şirketince Devlet İç Borçlanma Senedi Satışı Adı Altında Toplanan Tutarların Ödenmesi Hakkında Kanun
  • 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu
  • 5706 sayılı İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Hakkında Kanun

İlk göze çarpan değişiklikler

  • Satış ve devirlerde yeni dönem: Araç alım-satım ve devir işlemleri bundan böyle noterden değil trafik tescil şube veya büroları tarafından yapılacak. Bu yerlerden yapılmayan her çeşit satış ve devir geçersiz sayılacak. Tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri trafik tescil şube veya bürolarındaki ilgili memurlarca siciline işlenmek suretiyle yapılacak.
  • Hurda metalden elde edilen külçelerin tesliminde uygulanan istisnaya son verilmiştir.
  • Ev alırken borca bakılacak: “Silah taşıma ve bulundurma, yapı kullanma izni, bina inşaat harcı, eski eser ve define arama izni, avcılık belgesi, maden arama izni, özel yat kayıtları” gibi işlemlerde vergi borcunun olmadığının ispatı gerekecek. Tapu işlemlerinde de vergi borcu bulunmaması şartı aranacak.
  • Okullara muafiyet: MEB’e bağlı örgün ve yaygın eğitim yapan mesleki ve teknik eğitim okullarındaki atölye ve uygulama birimleri ile anaokulu, kreş, çıraklık ve halk eğitim merkezlerindeki uygulama birimlerine bağlı döner sermaye işletmelerinin elde ettikleri gelirler nedeniyle 1 Ocak 2008 ile 31 Aralık 2015 tarihleri arısında Kurumlar Vergisi alınmayacak.
  • Borçluya yurtdışı yasağı: Vergi borcu nedeniyle yurtdışına çıkış tahdidi, 15 bin YTL yerine 100 bin YTL ve üzerinde olan teminat altına alınmamış amme alacağı için uygulanacak. Motorlu Taşıtlar Vergisi borcu bulunan mükellefler, borçlarını taksitlendirmeleri durumunda, taşıtlarına ait fenni muayenesini yaptırabilecekler, ayrıca denize ve uçuşa elverişli belgesi alabilecek.
  • Vergi borcu olana işyeri izni yok: Vergi borcu bulunanlar, marka tescili de yaptıramayacak; petrol arama, tekel ve tıbbi ürünleri satma, özel hastane, avukatlık bürosu, özel okul, özel sürücü kursu ve turizm tesisi açma izni alamayacak. Müteahhitlik karnesi, özel TV ve radyo kurma izni, banka ve özel finans kurumu açma izni, sigorta şirketleri izin belgesi, döviz büfesi açma izin belgesi alamayacak.
  • Özürlüye ÖTV uygulanmayacak: Malul ve engelliler, istisnadan yararlanarak satın aldıkları araçları 5 yıl kullanıldıktan sonra elden çıkarırken ÖTV uygulanmayacak.
  • Yurt dışında ölen kişilerin cenazesinin Türkiye’ye girişi sırasında düzenlenen evraktan, damga vergisi alınmayacak.
  • Teknik direktörlere vergi indirimi yok: Teknik direktör ve antrenörler, sporcular için 2017 yılına kadar uzatılan vergi indiriminden yararlanamayacak. Sporculara yapılacak ücret ve ücret sayılan ödemelerden, yüzde 5-15 arasında vergi alınırken, teknik direktör ve antrenörlerin vergileri yüzde 35’e kadar çıkabilecek.
  • Atletizm, halter, güreş, boks gibi lig usulüne tabi olmayan spor dallarındaki sporcular ile milli sporculara uluslararası yarışmalara katılmaları karşılığında yapılan ödemelerden ise yüzde 5 oranında vergi kesintisi yapılacak.
  • Kulüplere 10 yıl süre: 1 Temmuz 2008 tarihine kadar yapılacak müracaatlara uygulanmak üzere, spor kulüplerinin 31 Mart 2008 tarihine kadar olan vergi ve SSK prim borçları ile bunlara bağlı ve faizleri 10 yıl süreyle ertelenecek.

Yapılan başlıca değişiklikler

1. Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda (AATUHK) Yapılan Değişiklikler

a) Kanun’da Yer Alan Bazı Tanımlarla İlgili Olarak Yapılan Düzenlemeler

01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren temel ceza kanunlarıyla, suç için öngörülen para cezası adlî para cezası, kabahat için öngörülen para cezası ise idari para cezası olarak tanımlanmıştır.AATUHK’un kapsamına giren para cezalarının kapsamının düzenlendiği bu Kanun’un 3. maddesindeki tanımda; para cezaları nitelikleri itibariyle isimlendirilerek örneklerle tanımlanmıştır. Yeni ceza hukukunun yukarıda belirtilen düzenlemeleri sonrasında para cezasının örnekle tanımlanması ihtiyacı ortadan kalkmış, bu nedenle de maddede yer alan para cezaları terimi bu Kanun’la “Adli ve idari para cezaları” olarak değiştirilmiştir.Öte yandan, AATUHK’un kamu alacağının ödenmesinden sorumlu tuttuğu şahıslara yönelik bazı hükümlerinde, bu şahıslar hakkında takip işlemlerine başlanılmadan önce amme alacağının asıl amme borçlusundan tahsil edilememiş veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılmış olması şartı bulunmakta olup, Kanun’un aradığı bu şartın neyi ifade ettiği 3. maddeye eklenen tanımlarla açıklanmıştır.Yapılan değişiklikler Kanun’un yayımı tarihi olan 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

b) Bazı Ödeme, Destek, Teşvik ve Kamusal Hizmetlerden Yararlanmak İçin Kamu Borcu Bulunmaması Koşulu Getirme Yetkisi

AATUHK’na 22. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 22/A maddesiyle, bazı ödeme, destek, teşvik ve kamusal hizmetlerden yararlanmak için kamu borcu bulunmaması koşulu getirilmesi konusunda Maliye Bakanlığına yetki verilmektedir.Düzenlemeye göre Bakanlığın yetkisi;

· Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belge aranılması zorunluluğunu getirme,

· Zorunluluk kapsamına girecek amme alacaklarını tür, tutar ve işlemler itibariyle topluca veya ayrı ayrı tespit etme,

· Zorunluluk getirilen işlemlerde hangi hallerde bu zorunluluğun aranılmayacağını ve

· Maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirleme,konularını kapsamaktadır.

Ödeme, destek, teşvik ve hizmetten yararlanılabilmesi için ödenmiş olma şartı aranılan borçlar, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilen kamu alacaklarıdır.Düzenlemeye göre, amme borcu bulunmaması koşulu getirilebilecek ödeme, destek, teşvik ve kamu hizmetleri şunlardır:

· Kamu İhale Kanunu kapsamına giren kurumların bu Kanun kapsamında hak sahiplerine yapacakları ödemeler

· Kanun, kararname ve diğer mevzuatla nakdi olarak sağlanan Devlet yardımları

· Teşvikler ve destekler nedeniyle yapılacak ödemeler

· Harçlar Kanununa ekli tarifelerde yer alan ticaret sicil harçlarından kayıt ve tescil harçları, noter harçlarından senet, mukavelename ve kâğıtlardan alınan harçlar, tapu ve kadastro harçlarından tapu işlemlerine ilişkin alınan harçlar, gemi ve liman harçları ile diploma harçları hariç olmak üzere (8) sayılı tarifeye konu harçlar ve trafik harçlarına mevzu işlemler

· Belediye Gelirleri Kanunu’nda yer alan bina inşaat harcı ve yapı kullanma izin harcına konu işlemler

Görüldüğü üzere çok sayıda iş ve işlem için vergi borcu bulunmadığına ilişkin belge aranılması konusunda düzenleme yapmaya Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır. Kanun’un gerekçesinde, verilen yetki çerçevesinde vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belge aranılması zorunluluğunun öncelikle, silah taşınması ve bulundurulması, yapı kullanma izni alımı, eski eser ve define arama izni alımı, avcılık belgesi alımı, maden arama izni, özel yat kayıtları gibi işlemlerde getirilmesinin öngörüldüğü belirtilmektedir.Kanun, kararname ve diğer mevzuatla nakdi olarak sağlanan Devlet yardımları ile teşvikler ve destekler nedeniyle yapılacak ödemelerden yararlanabilmek için de, vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belge aranılması zorunluluğunun getirilebileceği hususu, bu tür destek ve teşviklerden yararlananlar için özellikle önemlidir.Düzenlemeyle borcun olmadığına dair belgeyi aramaksızın işlem tesis eden kurum ve kuruluşlara iki bin Yeni Türk Lirası idari para cezası verilmesi öngörülmüştür.Yapılan değişiklikler Kanun’un yayımı tarihi olan 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

c) Limited Şirketlerin Amme Borçlarına İlişkin Düzenleme

AATUHK’nun 35. maddesinde yapılan düzenlemeyle, l imited şirketlerde ;

· Ortakların paylarını devretmeleri halinde, devreden ve devir alan ortakların, devir öncesine ilişkin kamu borçlarının ödenmesinden,

· Vergi borcunun doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olması halinde bu şahısların, vergi borcunun ödenmesinden, sermaye hisseleri oranında müteselsilen sorumlu olmaları öngörülmektedir.Yapılan değişiklikler Kanun’un yayımı tarihi olan 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

d) Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğuna İlişkin Düzenleme

AATUHK’nun mükerrer 35. maddesinde yapılan düzenlemeyle;

· Kamu borcunun doğduğu ve ödenmesi gerektiği tarihlerde farklı kanuni temsilcilerin veya teşekkülü idare edenlerin olması halinde, vergi borcundan eski ve yeni kanuni temsilcilerin ve idare edenlerin müteselsilen sorumlu olmaları,

· Kanuni temsilcilerin sorumluluklarına dair Vergi Usul Kanunu’nda yer alan hükümlerin, bu maddede düzenlenen sorumluluğu ortadan kaldırmayacağı, öngörülmektedir.Yapılan değişiklikler Kanun’un yayımı tarihi olan 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

e) Yurt Dışına Çıkış Yasağına İlişkin Düzenleme

AATUHK’na 36. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 36/A. maddesiyle, vergi borçları nedeniyle yurt dışına çıkma yasağı düzenlenmektedir.Düzenleme daha önce Pasaport Kanunu’nun 22. maddesinde yer alırken, Anayasa Mahkemesinin 18.10.2007 tarihli kararıyla iptal edilmiş, iptal hükmünün, kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı tarih olan 08.12.2007 tarihinden başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi kararında yer alan iptal gerekçeleri dikkate alınarak düzenleme 6183 sayılı Kanun’da yeniden yapılmaktadır.Yapılan düzenlemeye göre, amme alacakları ile bunlara ilişkin zam ve cezalara ilişkin ödeme emrinin tebliğini izleyen yedi gün içinde borcunu ödemeyen amme borçluları ile haklarında bu alacaklar nedeniyle ihtiyati haciz kararı alınan amme borçlularının yurt dışına çıkışı, alacaklı tahsil dairesinin talebi halinde ilgili makamlarca engellenebilecektir.Yurt dışı çıkış yasağı için asgari 100.000 YTL sınır konmuş, bu sınırın altındaki borçlar için yasak getirilmemesi, tutarın belirlenmesi konusunda da Bakanlar Kururlunun yetkili olması öngörülmüştür. Düzenlemeye göre, 100.000 YTL’nin üzerinde olup teminat altına alınmış kamu borçları için de yurt dışı çıkış yasağı uygulanmayacaktır.

Madde hükmüne göre aşağıdaki hallerde yurt dışı çıkış tahdidi, alacaklı tahsil dairesinin talebi üzerine ilgili makamlarca kaldırılacaktır:

· Hastalık

· İş bağlantısı

· Amme alacağına karşılık teminat alınması

· Alacağın tecil edilmesi

· Borçlunun aciz halinin tespiti

· Yargı mercilerince amme alacağının takibinin durdurulmasına karar verilmesi veya takibin kanunen durdurulması gereken diğer haller.Yukarıdaki nedenlerden biriyle yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmış olması yeniden yurt dışı çıkış yasağı konmasına engel değildir.Yurt dışı çıkış yasağı asıl kamu borçlusuyla birlikte, borcun ödenmesinden sorumlu olan ve 6183 sayılı Kanun’a göre amme borçlusu sayılan kişiler hakkında yukarıda yer alan esaslara göre uygulanabilmektedir.Öte yandan, yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak, Pasaport Kanunu’nun 22. maddesinin birinci fıkrasında yer alan ve Anayasa Mahkemesince iptal edilen “vergiden borçlu olduğu pasaport vermeye yetkili makamlara bildirilenlere” ibaresi, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe girmesi beklenmeden madde metninden çıkarılmıştır.Yukarıda yer alan düzenlemeler 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

f) Tecile İlişkin Düzenlemeler

Tecil süresi bütün kamu alacakları için azami 36 ay olarak belirlenmiştir. Değişiklik öncesinde azami tecil süresi; vergi, resim, harç, vergi cezası, para cezası ve gecikme zammı alacakları için iki yıl, bu alacaklar dışında kalan amme alacakları için ise beş yıldı.Öte yandan tecil koşullarında da değişiklikler yapılmaktadır. Bu değişiklikler özetle aşağıdadır:

· Yapılan düzenlemeyle 50.000 YTL’yi aşmayan borçların tecilinde teminat istenmeyeceği hükme bağlanmıştır. Bu tutarı aşan ertelemelerde ise aşan kısmın yarısı kadar teminat yeterli bulunacaktır. Düzenlemeyle ayrıca, bu tutarı on katına kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkili kılınmaktadır.

· Kamu borcu için haciz yapılmışsa haczedilen mal, değeri kadar teminat yerine geçecektir.

· Tecil edilen borçlarla ilgili olarak daha önce uygulanan ve borcun tamamını karşılayacak değerde olan hacizler, yapılan ödemeler nispetinde kaldırılacak ve buna isabet eden teminat iade edilecektir. Ancak, haczedilen malların değeri tecil edilen borç tutarından az, zorunlu teminat tutarından fazla olması halinde, uygulanan hacizler, tecil şartlarına uygun olarak yapılan ödemeler neticesinde kalan tecilli borç tutarı mahcuz mal değerinin altına inmediği müddetçe kaldırılmayacaktır. Tecilli borca karşılık alınan teminat ise, tecil şartlarına uygun olarak yapılan ödemeler neticesinde kalan tecilli borç tutarının zorunlu teminat tutarının altına inmesi durumunda, yapılan ödemeler nispetinde kaldırılacaktır.Yapılan düzenleme 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe girecektir. Ancak, Kanun’un geçici 1. maddesinde yer alan hüküm gereği, bu Kanun’la yapılan değişiklikler ve eklenen hükümler, hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle ödenmemiş olan borçlar için de uygulanacaktır.

g) Taşınmazların Vergi Borcuna Karşılık Maliye Bakanlığınca Satın Alınabilmesine İlişkin Düzenleme

Borcunu ödemede zor duruma düştüğü inceleme raporuyla tespit edilen mükelleflerin sahip olduğu taşınmazların, bu mükelleflerin borçlarına karşılık Maliye Bakanlığınca satın alınabilmesi uygulaması 2009 sonuna kadar uzatılmaktadır. 6183 sayılı Kanun’un geçici 8. maddesinde yer alan düzenleme 31.12.2007 tarihine kadar uygulanmış ve bu tarihte uygulama son bulmuşken, şimdi yapılan düzenlemeyle süre 31.12.2009 tarihine kadar uzatılmaktadır. Düzenleme 31.12.2007 tarihinden geçerli olmak üzere 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

h) Elektronik Ortamda Haciz Bildirisi Yükümlülüğünü Yerine Getirmeyenlerle İlgili Geçici Düzenleme

6183 sayılı Kanun’un 79. maddesinde üçüncü şahıslardaki menkul malların, alacak ve hakların haczi düzenlenmiştir. Maddeye göre bazı mal ve hakların haczi, borçlu veya zilyet olan ya da alacak ve hakları ödemesi gereken gerçek ve tüzel kişilere haczin tebliği yoluyla yapılmaktadır. Düzenlenen haciz bildirileri posta yerine elektronik ortamda tebliğ edilebilmekte ve tebligata da yine elektronik ortamda cevap verilebilmektedir. 5766 sayılı Kanun’un geçici 5. maddesinde yapılan düzenlemeyle, 6183 sayılı Kanun’un yukarıda belirtilen 79. maddesi uyarınca elektronik ortamda haciz bildirisi tebliği kapsamına alınmış olan üçüncü şahıslardan, 30.09.2007 tarihinden Kanun’un yayımlandığı tarihe kadar tebliğ edilen haciz bildirilerine, nezdinde amme borçlusunun mal, hak ve alacağı bulunmadığı veya haciz bildirisinde belirtilen tutar kadar olmadığı halde anılan maddede yer alan sürede itiraz etmemiş olanların, haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarihte amme borçlusunun nezdlerinde olan mal, hak ve alacak durumunu Kanun’un yayımı tarihini takip eden ayın sonuna kadar ilgili vergi dairesine bildirmeleri halinde, bu bildirimlerin süresinde yapılmış bildirim kabul edilmesi hükme bağlanmıştır. Yapılan düzenlemeyle, gerçeğe aykırı bildirim yapıldığının tespiti halinde, 79. maddenin altıncı fıkrasında öngörülen dava açılmaksızın, haciz bildirisi ile tebliğ edilen amme alacağının 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilmesi öngörülmüştür. Madde hükmü, 30.09.2007 tarihinden Kanun’un yayımı tarihine kadar tebliğ edilmiş haciz bildirilerine süresinden sonra verilmiş cevapları da kapsamaktadır.Düzenleme madde kapsamındaki bildirimlerin hüküm ifade edebilmesi için madde kapsamına giren haciz bildirileri veya bu haciz bildirileri üzerine düzenlenen ödeme emirleri ile ilgili açılmış davalardan feragat edilmesini şart koşmaktadır.Yapılan değişiklikler Kanun’un yayımı tarihi olan 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

2. Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

a) Vergiden Muaf Esnafla İlgili Düzenleme

Kanunu’nun 9. maddesine eklenen hükümle, bir işyeri açmaksızın kendi nam ve hesabına sadece kapı kapı dolaşmak suretiyle her türlü hurda maddeyi toplayarak veya satın alarak bu malların ticaretini yapanlara veya tekrar işleyenlere satanlar gelir vergisinden muaf tutulmuştur. Düzenlemeyle ticari işletmelere ait atıkları mutad olarak veya belli aralıklarla satın alanlar muafiyet kapsamı dışında tutulmuşlardır.Düzenleme 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe girecektir.

b) Teşvik, İkramiye ve Mükâfatlarla İlgili Düzenleme

Kanunu’nun 29. maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan; uçuş maksadıyla görevlendirilenlere, uçuş hizmetleri; deniz altına dalış yapanlara dalış hizmetleri dolayısıyla yapılan bazı ödemeleri gelir vergisinden müstesna tutan düzenleme değiştirilerek, istisna gelir, maddede sayılanlara fiili uçuş ve dalış hizmetleri dolayısıyla yapılan ödemelerle sınırlandırılmıştır.Yapılan değişiklikler Kanun’un yayımı tarihi olan 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

c) Yıllara Yaygın İnşaat ve Onarma İşlerinden Doğan Kazançların Beyan Zamanına İlişkin Düzenleme

Gelir Vergisi Kanunu’nun 42. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan düzenleme değiştirilerek, yıllara yaygın inşaat ve onarma işlerinden elde edilen kazancın, işin bittiği yılı izleyen yılın Mart ayının başından yirmibeşinci günü akşamına kadar olarak yeniden belirlenmiştir.Gelir Vergisi Kanunu’nun 9 2. maddesine göre yıllık beyanname, izleyen yılın Mart ayının başından yirmibeşinci günü akşamına kadar verilmekte olup, yeni yapılan düzenleme bu maddeye uyum amaçlıdır.Yapılan değişiklikler Kanun’un yayımı tarihi olan 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

d) Sporcu Ücretlerinin Vergilendirilmesine İlişkin Düzenleme

Sporcu ücretlerinin 2017 yılı sonuna kadar stopaj yoluyla nihai olarak vergilendirilmesi öngörülmektedir. Bu düzenleme oran değişikliği dışında yeni bir durum ortaya çıkartmamakta olup, 2007 ve öncesi vergileme rejiminin devamı niteliğindedir.Yapılan düzenlemeye göre, sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemelerden aşağıdaki oranlarda gelir vergisi stopajı yapılacaktır:

· Lig usulüne tabi spor dallarında;

1) En üst ligdekiler için % 15,

2) En üst altı ligdekiler için % 10,

3) Diğer liglerdekiler için % 5,

· Lig usulüne tabi olmayan spor dallarındaki sporculara yapılan ödemeler ile milli sporculara uluslararası müsabakalara katılmaları karşılığında yapılan ödemelerden % 5.

Düzenleme Kanun’un yayımı tarihini izleyen ayın ilk günü olan 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe girecektir. Ancak, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış olan ücret ve ücret sayılan ödemelerin vergilendirilmesinde 31.12.2007 tarihinde yürürlükte olan hükümler uygulanacaktır. Dolayısıyla bu tarihe kadar yapılmış ödemeler % 15 oranında stopaja tabidir ve beyan edilmez.

e) Asgari Geçim İndirimi Uygulamasına İlişkin Düzenleme

Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen geçici 73. maddeyle, 5084 sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 3. maddesi kapsamında gelir vergisi teşviki uygulanan ücretlerin vergilendirilmesinde, öncelikle asgari geçim indiriminin uygulanması öngörülmüştür. Bize göre bu yasal düzenleme olmaksızın da genel düzenlemeler çerçevesinde öncelikle asgari geçim indiriminin uygulanması, stopaja tabi bir gelirin kalması halinde ise 5084 sayılı Kanun çerçevesinde teşvik uygulaması gerekmekte olup, yapılan düzenleme de bunu öngörmektedir. Düzenleme 01.01.2008 tarihinden geçerli olmak üzere 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, farklı uygulama yapanların işlemlerini ve muhtasar beyannamelerini düzeltmeleri gerekecektir. Kanun uygulamasına ilişkin olarak Maliye Bakanlığınca yayımlanacak bir genel tebliğ ile bu düzeltmenin nasıl yapılacağının açıklanması beklenmektedir.

f) Bazı Bağış ve Yardımların Matrahtan İndirimine İlişkin Düzenleme

Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen geçici 74. maddeyle, 5706 sayılı İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Hakkında Kanun uyarınca kurulan “İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı”na yapılan her türlü nakdî ve aynî bağış ve yardımlar ile sponsorluk harcamalarının tamamının; gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden, kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla kurum kazancından indirilebilmesine olanak sağlanmıştır.Yapılan düzenleme çerçevesinde, adı geçen Ajansa yapılan her türlü bağış ve yardımlar, kazancın belli bir oranıyla sınırlı olmaksızın, ancak kazançla sınırlı olarak kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılacaktır.Düzenleme 01.01.2008 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

3. Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu’nda yapılan değişikliklerle;

· Türkiye Kızılay Derneği adına kayıt ve tescil edilen araçlar vergiden istisna edilmiş,

· 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi hakkında Kanun hükmü gereği bazı tutarlar YTL’ye dönüştürülmüş,

· 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu düzenlemeleri çerçevesinde bazı ifade değişiklikleri yapılmış,

· Zirai ilaçlama amacıyla kullanılmak üzere kayıt ve tescil edilmiş uçaklar için tarifede yer alan vergi tutarlarının yüzde 25 oranında uygulanması öngörülmüş,

· Vergisi taksitlendirilmiş motorlu taşıtların fenni muayenelerinin yapılması, denize veya uçuşa elverişli belgesi verilmesi öngörülmüş,

· Tahakkuk ettirilmesi gereken motorlu taşıtlar vergisinin eksik tahakkuk ettirilmesi veya hiç tahakkuk ettirilmemesi halinde, verginin ilgili vergi dairesi tarafından ikmalen tarh edilmesi hükme bağlanmıştır.Yukarıdaki düzenlemelerden sonuncusu 01.07.2008 tarihinde, diğer düzenlemeler ise Kanun’un yayımı tarihi olan 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

4. Damga Vergisi Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

Damga Vergisi Kanunu’nda yapılan değişiklikler şunlardır:

· 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu düzenlemeleri çerçevesinde bazı ifade değişiklikleri yapılmıştır.

· Kanun’a ekli (1) Sayılı Tablonun “I. Akitlerle ilgili kâğıtlar” başlıklı bölümünün A/6 fıkrasında yer alan “İkinci el araç satış sözleşmeleri” ibaresi “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca kayıt ve tescil edilmiş ikinci el araçların satış ve devrine ilişkin sözleşmeler” şeklinde değiştirilmiştir. Bu değişiklikle verginin konusu, bu Kanun uyarınca kayıt ve tescil edilmemiş olan ikinci el araçların satış ve devrine ilişkin sözleşmeler bakımından sınırlandırılmış olmaktadır.

· Kanun’a ekli (1) sayılı Tablonun “II. Kararlar ve mazbatalar” başlıklı bölümünün 2. fıkrası değiştirilerek, resmi daire ve kamu tüzel kişiliğini haiz kurumların her türlü ihale kararları da verginin kapsamına alınmıştır.

· İşverenlerce çalışanlara hizmet karşılığı yapılan avans ödemelerinin damga vergisine tabi olduğu açık hükme bağlanmıştır.

· Noterlik Kanunu’nda yer alan, hariçte düzenlenip tasdik, tercüme veya suret çıkarılması için getirilen kâğıtların aslının ilgilisine verilerek bir örneğinin noterde saklanacağına ilişkin hüküm dikkate alınarak, istisna uygulanacak kâğıdın, kişiler tarafından hariçte düzenlenen ve kâğıt aslını da ifade eden nüshaların dışında noter tarafından çıkarılacak örnek olduğu hususuna açıklık getirilmiştir.

· Yurt dışında hayatını kaybeden kişilerin cenazesinin Türkiye’ye girişinde düzenlenen kâğıtlar damga vergisinden müstesna tutulmuştur.

· Ülke incelemeleri, araştırma, proje ve benzeri faaliyetler nedeniyle düzenlenen kâğıtlar için damga vergisi istisnası getirilmiştir.

· Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca satışı yapılan ve net alanı 80 m2’yi geçmeyen konutlara ilişkin olarak, İdare ile alıcı arasında imzalanan satış sözleşmeleri ve bu satışa ilişkin diğer kâğıtlar damga vergisinden müstesna tutulmuştur.

· Kamu İhale Kanunu uyarınca, idare ile istekli arasında imzalanan çerçeve anlaşması ve bu anlaşmaya esas ihale kararı ile isteklilerin dinamik alım sistemine kabul edilmesine ilişkin kararlar damga vergisinden istisna edilmiştir. Yukarıdaki düzenlemelerden sonuncusu 01.01.2008 tarihinden geçerli olmak üzere 06.06.2008 tarihinde, diğer düzenlemeler ise 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

5. Harçlar Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

Harçlar Kanunu’nda yapılan değişikliklerle;

· Kamu idarelerine verilmek üzere, ilgili mevzuatla belirlenen kurallara uyulacağına dair taahhütnamelerde değer gösterilme mecburiyeti kaldırılmaktadır. Bazı kâğıtlar nedeniyle ödenecek damga vergisinin hesabında kâğıdın belli parayı içerip içermediği önemli olup, belli parayı içermesi gereken kâğıtlarda bu gösterilmemişse, damga vergisi en yüksek tutar dikkate alınarak hesaplanmaktadır.

· Gayrimenkullere ilişkin işlemlerde harç matrahının, gayrimenkulün emlak vergisi değerinden az olmamak üzere, beyan edilen devir ve iktisap bedeli olması, gayrimenkul devir ve iktisaplarında beyan edilen devir ve iktisap bedelinin gerçeği yansıtmadığının belirlenmesi halinde, gerçek devir ve iktisap bedeli üzerinden tapu harcı alınması öngörülmektedir.Halen gayrimenkul alım-satımlarında; tapuda beyan edilen alım-satım bedeli ile alım satıma konu olan gayrimenkulün emlak vergisi değeri kıyaslanmakta, bunların yüksek olanı üzerinden tapu harcı hesaplanmakta, vergi değerinden daha düşük beyanda bulunulması halinde, harcın hesabında vergi değeri esas alınmaktadır.Yapılan düzenlemeyle tapu harcının gerçek devir ve iktisap bedelleri üzerinden ödenmesi amaçlanmaktadır.

· Harçlar Kanununun 123. maddesinde yapılan değişiklikle kredilere ilişkin istisna hükmünün yargı harçlarını da kapsamı içine aldığı hususu açıklığa kavuşturulmaktadır.

· Yeni harçlar getirilmektedir. Getirilen harçlar şunlardır:

Temyiz ve itiraz harçları:

Yargıtay ve Danıştay’a yapılacak temyiz başvurularında 60 YTL

Yürütmenin durdurulmasına ilişkin itirazlar dahil olmak üzere Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerine itirazen yapılacak başvurularda 40 YTL

Ağır Ceza Mahkemelerine itirazen yapılacak başvurularda 30 YTL

Başvurma harçlarıDanıştay’a temyiz başvurularında 60 YTL

Bölge İdare Mahkemesine itirazen yapılan başvurularda 40 YTL

ile ilgili yöntem belirleme anlaşması harçları:

Başvuru harcı 25.000 YTL

Yenileme harcı 20.000 YTL

Bu düzenlemeler 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

6. Katma Değer Vergisi Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

Katma Değer vergisi Kanunu’nda yapılan değişiklikler aşağıda açıklanmıştır.

· 17. maddenin (4) numaralı fıkrasının (e) bendindeki “…tali acenteler dahil sigorta acente ve prodüktörlerinin…” ibaresi “…sigorta aracılarının sigorta şirketlerine yaptığı …” şeklinde değiştirilerek, Gider Vergileri Kanunu’nda yapılan düzenlemeye uyum sağlanmıştır. Gider Vergileri Kanunu’nda yapılan düzenleme aşağıda ilgili bölümde yer almaktadır.

· 17. maddenin (4) numaralı fıkrasının (g) bendi yapılan değişiklikle, hurda metalden elde edilen külçelerin tesliminde uygulanan istisnaya son verilmiştir.

· Hazinece yapılan gayrimenkul kiralamaları ile kullanma izni ve ön izin verilmesi işlemleri istisna kapsamına alınmış, Arsa Ofisi Genel Müdürlüğünce yapılan taşınmaz mal teslimleri istisnasına son verilmiştir.

· Vergi nispeti indirilen mal ve hizmet grupları ile sektörler itibariyle, amortismana tabi iktisadi kıymetler dolayısıyla yüklenilen katma değer vergisinin iade hakkını kaldırma konusunda Bakanlar Kuruluna yetki verilmiştir. Bakanlar Kurulunun bu yetkiyi kullanması durumunda, indirimli orana tabi mallar nedeniyle yapılacak iade tutarının hesaplanmasında sabit kıymetlerin KDV’si dikkate alınmayacaktır.

· Özürlülerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamları için özel olarak üretilmiş her türlü araç-gereç ve özel bilgisayar programları teslimleri kısmi istisna iken, Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 32. maddesinde yapılan değişiklikle tam istisna kapsamına alınmıştır. Buna göre, bu teslimler nedeniyle yüklenilen ve indirim konusu yapılamayan KDV bu malları teslim edenlere iade edilecektir. Öte yandan, Katma Değer Vergisi Kanunu’na eklenen geçici 25. maddeyle, ..2008 tarihinden önce bu istisnadan vazgeçen mükelleflerin, bu tarihi izleyen ayın sonuna kadar istisnadan vazgeçme taleplerini geri almaları halinde, 18. maddenin (3) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan hüküm uygulanmayacağı ve dolayısıyla mükellefiyetten çıkabilecekleri hükme bağlanmıştır.

· Katma Değer Vergisi Kanunu’na eklenen geçici 26. maddeyle; Birleşmiş Milletler (BM) temsilciliği, BM’ye bağlı program, fon ve özel ihtisas kuruluşları, İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatına (OECD);

– Resmi kullanımları için yapılacak mal teslimi ve hizmet ifaları,

– Bunların sosyal ve ekonomik yardım amacıyla bedelsiz olarak yapacakları mal teslimi ve hizmet ifaları,

– Bedelsiz mal teslimi ve hizmet ifaları ile ilgili mal ve hizmetlerin bunlara teslim ve ifası,

– Finansmanlarının bu kuruluşlar tarafından karşılanması şartıyla ilgili kurum, temsilcilik, program, fon ve özel ihtisas kuruluşlarının Türkiye’deki faaliyetlerinin devamı veya ilgili kurumlara ilişkin uluslararası anlaşmaların yürürlükte bulunduğu süre içerisinde katma değer vergisinden müstesna tutulmuştur.

· Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 11. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi değiştirilip, 12. maddesine de (3) numaralı fıkra eklenerek; serbest bölgelerdeki müşteriler için yapılan fason hizmetler ihracat istisnası kapsamına alınmış, fason hizmetlerin serbest bölgelerdeki müşterilere yapılmış sayılması için aranacak şartlar sayılmıştır.Yapılan düzenlemeye göre, fason hizmetlerin serbest bölgelerdeki müşterilere yapılmış sayılması için aşağıdaki şartlar yerine getirilmiş olmalıdır:

a) Fason hizmet serbest bölgelerde faaliyet gösteren müşteriler için yapılmış olmalıdır.

b) Fason hizmetten serbest bölgelerde faydalanılmalıdır.

Yukarıdaki düzenlemelerden birincisi (KDVK 17/4-e) 01.08.2008 tarihinde yürürlüğe girecek olup, ikincisi (KDVK 17/4-g) 07.06.2008 tarihinde, diğer düzenlemeler ise 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

7. İl Özel İdaresi Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

Kanun’un 13. maddesiyle İl Özel İdaresi Kanunu’nun 8. ve Belediye Kanunu’nun 16. maddesinde yer alan hükümde değişiklik yapılmaktadır.Her iki Kanun’un değiştirilen maddelerinde, il özel idaresinin veya belediyenin, kamu hizmetine ayrılan veya kamunun yararlanmasına açık, gelir getirmeyen taşınmaz malları ile bunların inşa ve kullanımları her türlü vergi, resim, harç, katkı ve katılma paylarından muaf tutulmaktadır.Yapılan değişiklikle istisna sınırlandırılmakta, yukarıda belirtilen işlemlerde katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi istisnasına son verilmektedir.Düzenleme 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

8. Vergi Usul Kanunu’nda Yapılan Değişiklik

Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 242. maddesinin (2) numaralı fıkrasının son paragrafında yapılan değişiklikle, elektronik ortamda tutulmasına ve düzenlenmesine izin verilen defter ve belgelerde yer alması gereken bilgileri, internet de dahil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında Maliye Bakanlığının gözetim ve denetimine tabi olup, kuruluşu, faaliyetleri, çalışma ve denetim esasları Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenecek olan özel hukuk tüzel kişiliğini haiz bir şirkete aktarma zorunluluğu getirme konusunda Maliye Bakanlığına yetki verilmektedir.Maddeyle ayrıca, vergi mahremiyetine ilişkin hükümlerin, bu çerçevede kurulan şirketin ortak, yönetici ve çalışanları hakkında da uygulanması öngörülmüştür.

9. Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

a) Oran DeğişiklikleriYapılan düzenlemelerle, Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli listeler değiştirilmiş, ÖTV oranları da yeniden belirlenmiştir.Listeler incelendiğinde; yapılan değişikliklerin esas olarak Türk Gümrük Giriş Tarife Cetvelinde yapılan değişikliklere uyum amaçlı olduğu, bazı malların kapsama alındığı, sınırlı bazı mallarda ise oran değişikliği yapıldığı görülmektedir. Bazı mallarda önemli oran değişikliği yapılıyor görülmekle birlikte, düzenleme yürürlüğe girmeden önce Bakanlar Kurulu Kararıyla bu oranların tekrar belirleneceği anlaşılmaktadır.Özel tüketim vergisiyle ilgili değişiklikler Kanun’un yayımını izleyen aybaşında yani 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe girecek olup, bu tarihten önce ÖTV oranlarını yeniden belirleyen bir Kararnamenin çıkması beklenmektedir.

b) Belgesiz ÖTV’ye Tabi Mal Bulunduranlarla İlgili Düzenleme

Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 4. maddesine eklenen (3) numaralı fıkrayla, belgesiz ÖTV’ye tabi mal bulunduranlara, bu mallara ait verginin tarh edilmesi öngörülmektedir.Düzenlemeye göre, yapılan fiilî veya kaydî envanterde belgesiz ÖTV’ye tabi mal bulundurulduğunun tespiti halinde, belgesiz mal bulunduran mükelleflere;· Bu malların alış belgelerinin ibrazı için tespit tarihinden itibaren 10 günlük bir süre verilecek,· Bu sürede alış belgelerinin ibraz edilememesi halinde, belgesi ibraz edilemeyen malın tespit tarihindeki emsal bedeli üzerinden hesaplanan özel tüketim vergisi, alışını belgeleyemeyen mükellef adına re’sen tarh edilecek,· Tarh edilecek özel tüketim vergisi, asgari maktu vergi tutarına göre hesaplanacak vergiden az olamayacak,· Tarhiyata vergi ziyaı cezası uygulanacaktır.Mükerrer vergi ödenmesinin önlenmesi amacıyla konan bir hükümle, belgesiz mal bulunduran mükelleflere bu malları satanlara, bu satışları ile ilgili vergi inceleme raporuna dayanılarak özel tüketim vergisi tarhiyatı yapıldığı takdirde, ayrıca alıcıdan özel tüketim vergisi ve buna ilişkin ceza aranmayacağı hükme bağlanmıştır.Yapılan düzenleme 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe girecektir.

c) Malul ve Engellilerce İktisap Edilecek Araçlarla İlgili İstisna

Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 7. maddesinin (2) numaralı bendiyle, bentte belirtilen taşıt araçlarının malûl ve engelliler tarafından beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk iktisabı ÖTV’den müstesna tutulmuştur.Bu defa Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 7. maddesinin (2) numaralı bendine eklenen düzenlemeyle, maddede belirtilen taşıt araçlarının malûl ve engelliler tarafından ilk iktisabından sonra deprem, heyelan, sel, yangın veya kaza sonucu kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle hurdaya çıkarılmasında, bu malları hurdaya çıkaran malûl ve engelliler tarafından iktisabı da ÖTV’den müstesna tutulmaktadır.Yeni düzenleme kapsamına giren taşıt araçları esas olarak; motor silindir hacmi 1.600 cm³’ü aşmayan binek otomobilleri ile motor silindir hacmi 2.800 cm³’ü aşmayan eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlardır.Yapılan düzenleme 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe girecektir.

d) (II) Sayılı Listedeki Mallarla İlgili Asgari Vergi

Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 12. maddesinin (1) numaralı fıkrasının sonuna eklenen hükümle, (II) sayılı listedeki mallardan (taşıt araçları) alınacak verginin, bu malların alış bedelleri üzerinden hesaplanacak vergiden az olamayacağı belirlenmektedir.Düzenlemeye göre, ithalatçıların alış bedeli olarak, ithalatta hesaplanacak katma değer vergisi matrahı esas alınacaktır.Verginin alış bedeli üzerinden hesaplandığı durumlarda, malın teslim tarihine kadar bu malı teslim eden tarafından yüzde 10’a kadar yapılan indirimler alış bedelinden de indirilecektir.Yapılan düzenleme 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe girecektir.

e) Müteselsil Sorumlulukla İlgili Düzenlemeler

Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 13. maddesine eklenen hükümle; Vergi Usul Kanunu’nun verdiği yetki uyarınca kullanılma zorunluluğu getirilen özel etiketi veya işareti olmayan veya Petrol Piyasası Kanunu’nun verdiği yetki uyarınca kullanılma zorunluluğu getirilen ulusal markeri bulunmayan ya da standartlara uygun olmayan özel tüketim vergisine tabi malları bulundurduğu tespit edilenler adına, tespit tarihindeki malların emsal bedeli veya miktarı üzerinden re’sen özel tüketim vergisi tarh edilmesi öngörülmüştür.Düzenlemeye göre tarh edilen vergi, asgari maktu vergi tutarına göre hesaplanacak vergiden az olamayacak ve tarhiyata ayrıca vergi ziyaı cezası uygulanacaktır.Yapılan düzenleme 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe girecektir.

10. Kurumlar Vergisi Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

a) Sigorta Teknik Karşılıklarıyla İlgili Değişiklikler

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 8. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin (4) numaralı alt bendi değiştirilerek, kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılacak karşılıklardan olan deprem hasar karşılıkları maddeden çıkartılmış, bunun yerine dengeleme karşılığı indirilecek karşılık olarak tanımlanmıştır.5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden sonra sigortacılık mevzuatında önemli değişiklikler yapılmış, 03.06.2007 tarih ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nda deprem hasar karşılığına yer verilmemiştir. Bu çerçevede Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 8. maddesinde yer alan bu karşılığın kurum kazancından indirileceği yönündeki hükmün uygulaması da kalmamıştır. Bu nedenle Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 8. maddesinde yapılan değişiklikle deprem hasar karşılıkları madde metninden çıkartılmıştır.Öte yandan, Sigortacılık Kanunu’nun 16. maddesinde sigorta şirketlerinin ayıracakları karşılıklar sayılırken dengeleme karşılığına da yer verilmiştir. Dengeleme karşılığı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 8. maddesinde indirilecek giderler arasında sayılmadığından, sigorta şirketleri ayırdıkları dengeleme karşılığı tutarını hâsılatlarından indirememişlerdir. Kurumlar Vergisi Kanunu’nda 5766 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle, sigorta şirketlerinin ayırdıkları dengeleme karşılığının kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılması olanaklı hale getirilmiştir. Bununla beraber indirim konusu yapılacak olan tutar Sigortacılık Mevzuatına göre tespit edilen tutar değil, sadece deprem ve mühendislik sigorta branşlarında verilen deprem teminatı için hesaplanan tutarla sınırlı olacaktır.Düzenlemede dengeleme karşılığı; takip eden hesap dönemlerinde meydana gelebilecek tazminat oranlarındaki dalgalanmaları dengelemek ve katastrofik riskleri karşılamak üzere sadece deprem ve mühendislik sigorta branşlarında verilen deprem teminatı için hesaplanan dengeleme karşılıklar olarak tanımlanmıştır. Öte yandan, Sigorta ve Reasürans İle Emeklilik Şirketlerinin Teknik Karşılıklarına ve Bu Karşılıkların Yatırılacağı Varlıklara İlişkin Yönetmeliğin 9. maddesine göre, karşılık her bir yıla tekabül eden deprem ve kredi net primlerinin % 12’si oranında hesaplanmaktadır. Hazine Müsteşarlığı’nca 14.05.2008 tarihinde yayınlanan 2008/24 sayılı sektör duyurusunda yapılan açıklamaya göre, dengeleme karşılığının hesaplanmasında tüm branşlar ile verilen deprem ve/veya kredi teminatları dikkate alınacaktır. Buna göre Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yapılan düzenlemede indirim konusu yapılabilecek olan dengeleme karşılıkları sadece deprem ve mühendislik branşlarında verilen deprem teminatlarıyla sınırlandırıldığı için sigorta şirketlerinin diğer branşlarda verdikleri deprem teminatları ile tüm kredi teminatları için verdikleri teminatlar için hesapladıkları dengeleme karşılıklarını indirim konusu yapmaları mümkün olamayacaktır.Düzenleme 2008 yılı kazançlarına da uygulanmak üzere Kanun’un yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

b) Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımıyla İlgili Yapılan Değişiklik

5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nda, örtülü kazanç dağıtımının varlığı konusunda Hazinenin nihai olarak zararının önemli olup olmadığı konusunda açık bir hüküm yer almamıştır. Maliye Bakanlığı uygulamada Hazine zararına bakmaksızın konuyu değerlendirmiş, konuyla ilgili ihtilaflarda ise yargı organları her iki yönde de kararlar vermiştir.5520 sayılı Kanun’da bu durum öncesine göre daha netleşmiş, yoluyla örtülü kazanç dağıtımı konusu Hazine zararına bakılmaksızın düzenlenmiştir.5766 sayılı Kanun’la Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinde yapılan değişiklikle, yurt içi işlemlerle ve kurumların kendi aralarındaki işlemlerle sınırlı olarak, ilişkili kişiler arasında yapılan işlemlerde kazancın örtülü olarak dağıtıldığının kabulü Hazine zararının doğmasına bağlanmıştır.Düzenlemede Hazine zararı, emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit edilen fiyat ve bedeller nedeniyle kurum ve ilişkili kişiler adına tahakkuk ettirilmesi gereken her türlü vergi toplamının eksik veya geç tahakkuk ettirilmesi olarak tanımlanmıştır.Buna göre, kurumlarla tanımına giren kurumlar arasındaki yurt içi işlemlerde örtülü kazanç dağıtımından bahsedebilmek için;

· İşlemde emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit edilen fiyat veya bedelle işlem yapılmış olması ve

· Bu işlem sonucunda nihai olarak Hazinenin kaybı bulunduğunun tespiti, gerekmektedir.Kanun’da açıkça hükme bağlanmış olmamakla birlikte, Hazine zararının bulunup bulunmadığına;

· Sadece kurumlar vergisiyle sınırlı olmayıp bütün vergiler dikkate alınarak,

· Her vergilendirme dönemi itibariyle ayrı ayrı değil daha uzun vadede, bakılması gerektiği düşünülmektedir. Buna göre, emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit edilen fiyat veya bedeller nedeniyle, işlemin yapıldığı vergilendirme döneminde Hazine zararı olmasa da, daha sonraki dönemlerde bir zarar doğmuşsa, kazancın örtülü olarak dağıtıldığı kabul edilecektir.Öte yandan, yeni düzenleme sadece kurumlar arası işlemler için geçerli olup, kurumlar ile ilişkili gerçek kişiler arasındaki işlemlerde örtülü kazanç dağıtımının varlığı Hazine zararının doğması şartına bağlı değildir. Bu işlemlerde emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit edilen fiyat veya bedeller uygulanması halinde, Hazine zararı doğmasa da kazancın örtülü olarak dağıtıldığı kabul edilecektir.Düzenleme 2008 yılı kazançlarına da uygulanmak üzere Kanun’un yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

c) Dar Mükelleflerce Elde Edilen Ticari ve Zirai Kazançların Beyanına İlişkin Düzenleme

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun değişiklikten önceki 30. maddesinin dokuzuncu fıkrasında yer alan hükme göre, Gelir Vergisi Kanunu’nun 75. maddesinde yer alan bazı gelirler hariç, vergisi 30. madde kapsamında stopaj yoluyla alınan kazanç ve iratlar için beyanname verilmesi veya verilen beyannamelere bu kazançların dahil edilmesi ihtiyaridir.Maddede yapılan düzenlemeyle, dar mükellef kurumlar tarafından elde edilen ticari ve zirai kazançların her halükarda beyan edilmesi öngörülmüştür.Düzenleme 2008 yılı kazançlarına da uygulanmak üzere Kanun’un yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

d) İktisadi İşletme Oluşturmayan Faaliyet ve Gelirlere İlişkin Düzenlemeler

Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen geçici 2. maddeyle, 1/1/2008–31/12/2015 tarihleri arasında;· Dernek veya vakıflarca elde edilen Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesinin (5) numaralı bendi ve geçici 67. maddesi kapsamında kesinti suretiyle vergilendirilmiş kazanç ve iratlar,· Milli Eğitim Bakanlığına bağlı örgün ve yaygın eğitim yapan mesleki ve teknik eğitim okullarındaki atölye ve uygulama birimleri ile anaokulu, kreş, çıraklık ve halk eğitim merkezlerindeki uygulama birimlerine bağlı döner sermaye işletmelerinin elde ettikleri gelirler,· İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Hakkında Kanun uyarınca kurulan Ajansın görevleriyle ilgili yaptığı faaliyetlerinden bu Kanun’un 12. maddesi kapsamında elde ettiği gelirleri,dolayısıyla iktisadi işletme oluşmuş sayılmaması hükme bağlanmıştır. Dolayısıyla yukarıda sayılan faaliyetler nedeniyle kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmesine gerek bulunmamaktadır.Düzenleme 2008 yılı kazançlarına da uygulanmak üzere Kanun’un yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

11. Bankacılık Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

Bankacılık Kanunu’na eklenen geçici 26. maddeyle, 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesinde yer alan kanuni temsilcilerin sorumluluğuna ilişkin hükmün;

· Fon tarafından devralınan şirketlerde Fon aleyhine,

· Fonun veya Fon personelinin kayyım sıfatı ile atandığı şirketlerde Fon ve Fon personeli aleyhine,

· Bu Kanun ve mülga Bankalar Kanunları kapsamında banka ve şirketlerde Bakan, Kurul veya Fon Kurulu tarafından görevlendirilen kişiler aleyhine, uygulanmaması öngörülmüştür.

Yapılan düzenlemeyle ayrıca, ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Fona intikal eden veya bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri kaldırılarak tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen veya Fon tarafından tasfiye işlemleri başlatılan bankalar hakkında başlatılan işlemler sonuçlanıncaya ve Fon alacakları tahsil edilinceye kadar, yönetim ve denetimi Fon tarafından devralınan banka ve şirketlerin eski yöneticileri hakkında 6183 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile mükerrer 35. maddesinin uygulanmasında, ilgili kanun ve mevzuat veya ana s özleşmeleri uyarınca temsile yetkilendirilmiş veya tüzel kişilerin yetkili organlarınca temsil yetkisi verilmiş kişi veya kişiler ile tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerden;

a) Fon bankalarının; yönetim ve denetimine sahip olduğu iştiraklerinden, hâkim ortağı olan tüzel kişilerden, gerçek ve tüzel kişi hâkim ortaklarının hâkim ortak olduğu şirketlerden, bu kişiler adına hareket eden veya onlar hesabına kendi adına para, mal veya hak edinen şirketlerden olan Fon alacaklarında, banka kaynağının kullanıldığı/kullandırıldığı tarihten itibaren borcun devam ettiği dönem boyunca,

b) Fon bankalarının kurumsal kredilerinden kaynaklanan Fon alacaklarında, kredinin kat edildiği tarihten itibaren borcun devam ettiği dönem boyunca,

c) Fon gelirlerinden kaynaklanan alacaklarda, Fon alacağının ilgili kuruluşa tebliğ edildiği tarihten itibaren borcun devam ettiği dönem boyunca, kanuni temsilci sıfatını haiz kişilerin kanuni temsilci olarak addedilmesi hükme bağlanmıştır.

12. 5667 sayılı Kanun’da Yapılan Değişiklikler

24.05.2007 tarih ve 5667 sayılı Bankacılık İşlemleri Yapma ve Mevduat Kabul Etme İzni Kaldırılan Türkiye İmar Bankası Türk Anonim Şirketince Devlet İç Borçlanma Senedi Satışı Adı Altında Toplanan Tutarların Ödenmesi Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesinin ikinci fıkrasında, yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna intikal eden ve/veya bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri kaldırılan bankalarda bulunan off-shore hesaplarından hukuken elde edilen ancak sahiplerince fiilen tasarruf edilemeyen faiz gelirlerinin vergilendirilmesine ilişkin düzenleme yapılmıştır. Söz konusu maddede yer alan düzenleme, kapsama giren faiz gelirleri dolayısıyla tahakkuk eden veya edecek olan vergilerle bunlara ilişkin ceza, faiz ve zamların ödeme zamanını, faizin mevduat sahibine ödendiği tarihe kadar ertelemekte, bu süre içinde de zamanaşımını durdurmaktadır. 5766 sayılı Kanun’la yukarıda belirtilen düzenlemede bazı düzeltmeler yapılmakta, uygulamada ortaya çıkan bazı sorunlar giderilmektedir. Bu çerçevede;

· Madde kapsamına giren hesapların, bankanın yönetim ve denetiminin Fona intikal ettiği veya bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkilerinin kaldırıldığı tarihte var olan hesaplar olduğu açıkça hükme bağlanmakta,

· Ödenecek verginin ertelemesinin, mükellefin başvurusu üzerine ve aksi yönde bir tespit olmadığı sürece yapılması ve· Uygulama ve zamanaşımı süresinin belirli bir tarihle sınırlandırılması amacıyla, ertelenen vergi, ceza, faiz ve zamların erteleme şartlarını kaybetmemiş olanların, 31.12.2013 tarihi itibarıyla terkin edilmesi öngörülmektedir.Yapılan düzenlemeyle ayrıca, maddede belirtilen bankalarda, bankanın yönetim ve denetiminin Fona intikal ettiği veya bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkilerinin kaldırıldığı tarihten önce off-shore hesabı açtırmış olup bu tarih itibariyle off-shore hesabından bankaya havale edilen ve havale tutarı banka nezdinde mevduat olarak kabul edilmeyenler adına bu hesaplardan elde edilen gelirler nedeniyle doğan vergi, ceza, faiz ve zamlar da kapsama alınmaktadır. Böylece sahiplerince hukuken elde edilmesine rağmen fiilen üzerinde tasarruf edilemeyen bütün benzer gelirlerin vergisinin ödenmesi, bu gelirlerin sahiplerince tasarruf edilebildiği tarihe kadar ertelenmiş olmaktadır.

13. Gider Vergileri Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

Gider Vergileri Kanunu’nda yapılan değişikliklerle;

· Sigorta aracıları tarafından yapılan sigorta işlemlerinde verginin mükellefi sigorta şirketleri olarak açıkça tanımlanmış,

· Sigorta işlemlerinde verginin matrahı sigorta aracılarının gelirlerini de kapsayacak şekilde belirlenerek, matrahın poliçede yer alan prim tutarı olduğu ve prim tutarının hesabında, sigorta işlemi dolayısıyla komisyon ve benzeri adlarla sigorta aracılarına yapılan ödemelerin indirim konusu yapılamayacağı açıklığa kavuşturulmuş,

· Sigorta muamelelerine ilişkin beyannamenin sigorta şirketlerinin kanuni veya iş merkezlerinin bulunduğu yer vergi dairesine verilmesi öngörülmüştür.Yukarıda ilgili bölümde de belirtildiği üzere, Katma Değer Vergisi Kanunu’nda yapılan değişiklikle, sigorta aracılarının sigorta şirketlerine yaptığı sigortacılık işlemleri katma değer vergisinden istisna edilmiştir. Sigorta aracılarının sigorta şirketleri dışındakilere yaptığı sigortacılık işlemleri daha önce olduğu gibi katma değer vergisine tabi olacaktır. Değişiklik 01.08.2008 tarihinde yürürlüğe girecektir.

14. Diğer Düzenlemeler

a) İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı İçin Vergi Muafiyeti

02.11.2007 tarihli ve 5706 sayılı İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Hakkında Kanun’un 12. maddesine eklenen bir hükümle, bu Kanun’la kurulan Ajansın taraf olduğu işlemler harç ve katılım payından, bu işlemler nedeniyle düzenlenen kâğıtlar damga vergisinden müstesna tutulmuştur.

b) Spor Kulüplerinin Vergi ve Benzeri Borçlarının Özel Koşullarla Tecili

Spor kulüplerinin 6183 sayılı Kanun kapsamındaki borçları sigorta primi, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezaları borçları ve bunlara ilişkin gecikme zammı ve gecikme cezasından oluşan borçları, eğitime katkı payı ve buna bağlı gecikme zamlarının 10 yıl süreyle ve tecil faizi oranının 1/6’sı dikkate alınmak suretiyle teminat alınmaksızın tecil edilmesi olanağı getirilmiştir. Özel koşullarla tecil uygulaması kapsamına, Kanun’un yayımı tarihi itibariyle vadesi geldiği halde aynı tarih itibariyle ödenmemiş olan borçlar girmektedir. Düzenleme kapsamında borçları taksitlendirilen spor kulüplerinin, tecil ve taksitlendirmenin devam ettiği süre içerisinde tecil müracaat tarihinden itibaren tahakkuk edecek vergi ve sigorta primlerini, bir takvim yılı içerisinde üç defadan fazla vadesinde tam olarak ödememeleri veya üç defadan fazla olmamakla birlikte takvim yılı içinde süresinde ödenmeyen bu vergi ve sigorta primlerinin , gecikme zammı, gecikme faizi, bunlara ait vergi cezaları ve bunlara ilişkin idari para cezaları ile birlikte takvim yılı sonuna kadar ödememeleri halinde bu madde kapsamında yapılmış olan tecil ve taksitlendirmenin hükümsüz kalacaktır. Spor kulüplerinin getirilen tecil olanağından yararlanabilmeleri için 30.06.2008 tarihine kadar (bu tarih dahil) başvurmaları gerekmektedir.

5766 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun metnine buradan ulaşabilirsiniz

5766 Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 6 Haziran 2008 Tarihli ve 26898 Sayılı Resmi Gazete’de (Mükerrer) yayımlandı.

konusu ile ilgili diğer yazılar

Hakkımızda

2007 Yılında kurulmuş ve bu tarihten itibaren ilgili mevzuat çerçevesinde muhasebe ve mali müşavirlik mesleği ile ilgili hizmetleri müşteri portföyüne sunmayı hedef edinmiştir.

Hizmetlerimiz

Gerçek ve tüzel kişilere ait teşebbüs ve işletmelerin genel kabul görmüş muhasebe prensipleri ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince, mali müşavirlik işleri yapmak.

İletişim

A:Gümüşpınar Mah. Sakızağacı Cad. Nergis Evleri Sitesi No:12/4 D.2 Soğanlık. Kartal-İstanbul

T:+90 216 441 20 40

F:+90 216 441 21 70

E:info[at]selcukozturk.net