Serbest Muhasebeci Mali Müşavir

Ba formuna yansıtılması gereken faturanın alıcıya geç intikal etmesi

BA FORMUNA YANSITILMASI GEREKEN FATURANIN ALICIYA GEÇ İNTİKAL ETMESİ DURUMUNDA ALICI TARAFINDAN NELER YAPILABİLİR?

 

I- GİRİŞ

Ba Bs formları, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alış ve satışlarını vergi dairesine bildirmeye mahsus olarak ihdas edilmiştir. Bunlardan , “Bilanço Esasına Göre Defter Tutan Mükelleflerin Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu”nu, ise “Bilanço Esasına Göre Defter Tutan Mükelleflerin Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu”nu ifade etmektedir.

Formlar yıllık dönemler halinde verilmekte iken Ocak 2008 döneminden itibaren aylık dönemler halinde verilmeye başlanmıştır. Yapılan son düzenleme ile bildirim hadleri Ocak 2010 döneminden geçerli olmak üzere 5.000 TL olarak yeniden belirlenmiştir. Bu son düzenlemeye göre aylık dönemler halinde bir mükelleften yapılan KDV hariç 5.000 TL ve üzerindeki mal ve hizmet alışları ile aynı tutardaki mal ve hizmet satışları bildirim kapsamındadır.

Bildirim kapsamındaki fatura ve fatura yerine geçen belgeler formlara yansıtılırken bunların düzenlendikleri dönem esas alınmaktadır. Bu çerçevede örneğin Nisan 2010 döneminde düzenlenen bir fatura satıcı tarafından aynı dönem için verilecek Bs formunda, alıcı tarafından ise Ba formunda gösterilecektir.

Aylık dönemler halinde form verme uygulaması başladıktan sonra daha önce de var olan bir sorun daha da belirgin hale gelmiştir. Çeşitli nedenlerle alıcıya geç intikal eden faturalar Ba formuna nasıl yansıtılacaktır?

Çalışmamızda, bildirim kapsamında olan fatura ve fatura yerine geçen belgelerin çeşitli nedenlerle alıcıya geç ulaşması durumunda alıcı tarafından satıcının ile tutarlı verebilmek için neler yapılabileceği konusunda kişisel görüşlerimize yer verilecektir.

 

II- KONUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALAR VE ÖNERİLERİMİZ

Ba (bildirim formu) verme yükümlülüğü, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflere özel bir uygulamadır.

Vergi Usul Kanunu’nda; her türlü ticaret şirketleri, kurumlar vergisine tabi olan diğer tüzel kişiler, ihtiyari olarak bilanço esasına göre defter tutanlar ile faaliyet konularına göre yıllık alış ve/veya satış tutarları kanunla belirlenen hadleri aşan mükellefler, birinci sınıf tüccar olarak sınıflandırılmıştır. Bunlar aynı Kanun hükümleri uyarınca bilanço esasına göre defter tutmakla yükümlüdürler. Bu yükümlülük beraberinde bildirim formu verme zorunluluğunu da getirmektedir.

Geniş bir mükellef grubunun bildirim formu verme yükümlülüğü kapsamında olması, konunun önemini ve konuya ilgi duyanların sayısını arttırmaktadır.

Bildirim formlarına ilişkin 2005 yılından bu yana bir takım düzenlemeler yapılmış olmakla beraber uygulamanın ana yapısı korunmuştur. Anılan yıldan bu yana yapılan düzenlemelerden en önemlisi, yıllık dönemler halinde verilen formların 381 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği ile yapılan düzenleme sonrasında Ocak 2008 döneminden itibaren aylık dönemler halinde verilmeye başlanmasıdır.

Konuya ilişkin son düzenleme 396 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği ile yapılmıştır. Ocak 2010 döneminden itibaren verilecek bildirim formlarına yönelik yapılan bu son düzenlemede; bildirim haddi 5.000 TL’ye çekilmiş, form verme limitinin altında kalan alış ve satış bedelleri toplamının “Diğer Mal ve Hizmet Bedeli Toplamı” olarak formlarda gösterilmesi uygulamasına son verilmiş ve formların yeni şekli bu doğrultuda düzenlenmiş, finansal kuruluşların bildirim formu verme yükümlülüklerine ilişkin bazı düzenlemeler yapılmış, noterlerin faturalı olarak yaptıkları mal ve hizmet alımlarını için verme yükümlülüğü kaldırılmış, formların verilme zamanı yeniden belirlenerek ilgili oldukları ayı takip eden ayın son günü olarak tespit edilmiş ve cezai uygulamaya ilişkin bir takım açıklamalar yapılmıştır.

Bildirim formlarına ilişkin mükellefler ve dolayısıyla meslek mensupları açısından öteden beri var olan bir sorun halen güncelliğini korumaktadır. Bu sorun, Ba formuna yansıtılması gereken fatura veya fatura yerine geçen belgelerin çeşitli nedenlerle alıcıya geç intikal etmesi durumunda alıcının, satıcı ile tutarlı bildirim formu verebilmesinin nasıl sağlanacağıdır.

Burada istenen şey basittir. Örneğin (A) mükellefinin 2007 yılı için verdiği Ba formunda (B) mükellefinden aldığını beyan ettiği fatura adedi ve tutarı ile aynı döneme ilişkin (B) mükellefinin verdiği Bs formunda (A) mükellefine düzenlediğini beyan ettiği fatura adedi ve tutarı uyumlu olması gerekmektedir. Formlarda beyan edilen alış ve satışlara ilişkin bilgilerin uyumsuz olması, sorun yaratmakta, mükelleflerin ilgili dönem hesapları vergi incelemesine tabi tutulabilmektedirler. Bu hususta Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından devamlı çapraz kontroller yapılmaktadır.

Formlardaki tutarsızlık sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme ya da kullanmadan kaynaklanabileceği gibi, gerçek bir işleme dayanmakla beraber hasılat olarak kayıtlara alınmayan bir faturadan da kaynaklanabilmektedir. Bu gibi hususlar belirli bir kastın varlığı ile doğmaktadır.

Bunlar dışında bir de çeşitli yanlışlıklar, hatalar veya eksik bilgiden kaynaklanan sebepler yüzünden formlarda tutarsızlık ortaya çıkabilmektedir. Örneğin, taraflardan birinin formlara KDV dahil tutarları geçirmesi, karşı tarafın vergi kimlik numarasının sehven yanlış yazılması, kendisine özel hesap dönemi tayin edilmiş mükellefin formları özel hesap dönemi itibariyle vermesi, faturanın ait olduğu yıl kayıtları yerine takip eden yıl kayıtlarına geçirilmesi vs…

381 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği ile Ocak 2008 döneminden itibaren formların aylık dönemler halinde verilmeye başlanması, Ba formuna yansıtılması gereken faturanın alıcıya geç intikal etmesi durumunda alıcının satıcı ile tutarlı bildirim formu verebilmesinin nasıl sağlanacağı hususunu daha da önemli hale getirmiştir. Zira dönem kısalmış ve bildirim süresi yıllık form verme uygulamasına göre oldukça azalmıştır.

Mal ve hizmet alış/satışına ilişkin belgeler (fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu vb.) formlara yansıtılırken belgelerin düzenlenme tarihi esas alınmaktadır. Buna göre örneğin ile bildirim kapsamındaki 26.04.2010 tarihli bir alış faturası Nisan 2010 dönemi için verilecek Ba formunda dikkate alınacaktır. Bu husus aylık dönemler halinde bildirim formu verme uygulamasına geçilen Ocak 2008 döneminden itibaren zaten böyle olmakla birlikte ilk kez 396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde açıkça belirtilmiştir.

Dolayısıyla satıcının, faturayı, düzenlediği döneme ilişkin Bs formuna yansıtması, buna karşılık alıcının takip eden dönemlerden birine ilişkin vereceği Ba formuna yansıtması, dönemler itibariyle karşılıklı olarak tutarlı olması gereken bildirimlerin tutarlı olmamasına neden olacaktır. Söz konusu faturanın herhangi bir sebeple alıcıya Nisan ayından sonraki bir dönemde ulaşması durumunda da faturanın yine Nisan ayı için verilecek Ba formuna yansıtılması gerekmektedir.

Faturanın alıcıya Mayıs ayında ulaşması durumunda form verme süresi henüz geçmediğinden sorun yoktur. Zira Nisan ayına ilişkin formlar Mayıs ayının son gününe kadar verilebilmektedir.

Örneğimizde yer alan faturanın alıcıya form verme süresinin son gününden sonraki bir tarihte (1 Haziran veya takip eden herhangi bir gün) ulaşması durumunda nasıl beyan edileceği önemli bir soru olarak karşımıza çıkmaktadır.

Satıcı söz konusu faturayı Nisan 2010 dönemi için verdiği ile beyan etmiştir. Dolayısıyla satıcının beyanı açısından bir sorun bulunmamaktadır. Alıcı acısından ise Nisan 2010 dönemi için form verme süresi geçtiğinden, anılan dönem için verilen Ba formunda gösterilememektedir.

Katma Değer Vergisi Kanunu’nda alıcıya geç intikal eden faturanın, takvim yılı aşılmamak kaydıyla, düzenlenme tarihinden sonraki bir dönemde yasal defterlere kaydedilmesinin ve faturada yazan KDV’nin defterlere kaydedilen dönemde indirim konusu yapılmasına engel bir düzenleme bulunmamaktadır.

KDV Kanunu açısından durum böyle olmakla beraber Ba Bs formlarına ilişkin yukarıda sözünü ettiğimiz açıklamadan anlaşılacağı üzere, alış faturasının ait olduğu dönem yerine takip eden dönemlerden biri için verilecek Ba formuna yansıtılmasına imkân bulunmamaktadır.

Alıcı ve satıcının bildirim formları, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından otomasyona bağlı olarak çapraz kontrole tabi tutulmaktadır. Dolayısıyla alıcı ve satıcının karşılıklı olarak birbiriyle tutarlı form verme hususu mükellefler açısından önem arz etmektedir. Alıcı ve satıcının bildirim formlarının (birinin beyan ettiği satış ile ötekinin beyan ettiği alış tutarı ve fatura adedi) birbiriyle tutarlı olmadığı durumlarda her iki mükellef de vergi incelemesine tabi tutulabilmektedir.

Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyen ya da kullanan mükellefler ile düzenlediği gerçek faturaları bilerek kayıtlarına intikal ettirmeyen mükellefleri bir tarafa bırakacak olursak, çeşitli nedenlerle bildirim formu verme süresi geçtikten sonra kendilerine fatura ulaşan mükelleflerin bu duruma maruz kalmamak için yapabilecekleri iki şey vardır.

Bunlardan ilki fatura henüz kendilerine ulaşmamış olsa dahi satıcı ile haberleşip fatura bilgilerini almak ve bunu ait olduğu döneme ilişkin Ba formu ile beyan etmektir. Burada alıcının kendisine henüz ulaşmayan faturadan haberi olabileceği gibi söz konusu faturadan tamamen habersiz de olabilir. Bu, sınırlı sayıda mükelleften mal veya hizmet satın alanların uygulayabileceği bir yöntemdir. Aynı zamanda mükellefler bildirim formu vermeden önce mal veya hizmet satın aldıkları sınırlı sayıdaki mükelleflerle haberleşerek gönderilen ve alınan fatura adedi ve tutarını da kontrol edebilirler. Karşılıklı mutabakat sağlandıktan sonra bildirim formlarına nihai hali verilebilir.

Açıktır ki mükelleflerin alıcı ve satıcı sayısının fazlalığına bağlı olarak bu iletişim çoğu zaman mümkün olamamaktadır. Alıcı mükellefin, satıcı tarafından gönderilen faturadan haberi yoksa, fatura geldiğinde (bildirim formu verildikten sonra) faturanın ait olduğu döneme ilişkin düzeltme amacıyla yeni bir Ba formu vererek satıcı ile bildirim formlarının tutarlı olmasını sağlayabilir. Kanuni sürenin sonundan itibaren 10 günlük süre içinde düzeltme amacıyla form verilmesi durumunda VUK’un mükerrer 355. maddesi uyarınca ceza kesilmeyecektir. Takip eden 15 günlük süre içinde düzeltme amacıyla bildirim formu verilmesi durumunda ise öngörülen usulsüzlük cezası 1/2 oranında uygulanacaktır.

Bilindiği üzere VUK’un mükerrer 355. maddesinde birinci sınıf tüccarlar, dolayısıyla bilanço esasına göre defter tutan mükellefler için öngörülen özel usulsüzlük cezası tutarı 2010 yılı için 1.000 TL’dir.

Bildirim formu verilmesine ilişkin normal sürenin sonundan itibaren 10 gün geçtikten sonra düzeltme amacıyla form verilmesi, alıcı açısından özel usulsüzlük cezası kesilmesini gerektirse de, cezanın tutarı, özellikle kurumsal mükelleflerde, vergi ziyaına sebebiyet verilmemiş olunmasına rağmen tamamen satıcının ihmalinden kaynaklanan nedenlerle ya da kendi iradeleri dışındaki nedenlerle vergi incelemesine tabi tutulmanın mükellefe olan zaman, emek ve maddi külfeti yanında önemsiz kalabilecektir.

Nihai olarak mükelleflerin, form verme süresinin geçtiği durumlarda dahi karşı taraf ile konuya ilişkin haberleşmesi ve gerektiği durumda öngörülen özel usulsüzlük cezasına da katlanarak düzeltme amacıyla bildirim formu vermeleri kendi yararlarına olacaktır.

 

III- SONUÇ

Bilindiği üzere bilanço esasına göre defter tutan mükellefler belirli bir haddi aşan mal ve hizmet satışlarını Bs formu, mal ve hizmet alışlarını ise Ba formu ile bağlı oldukları vergi dairesine bildirmek zorundadırlar. Formlar önceleri yıllık dönemler halinde verilmekte iken Ocak 2008 döneminden itibaren aylık dönemler halinde verilmeye başlanmıştır.

Formların aylık dönemler halinde verilmeye başlanmasıyla daha önce de var olan bir sorun daha da belirgin bir hale gelmiştir. Çeşitli nedenlerle alıcıya geç intikal eden fatura Ba formuna nasıl yansıtılacaktır?

Formların düzenlenmesinde esas olan, ilgili belgelerin, ait oldukları döneme ilişkin verilecek bildirim formlarıyla beyan edilmesidir. Örneğin 26.04.2010 tarihli bir fatura satıcı açısında Nisan 2010 dönemi için verilecek Bs formuna, alıcı açısından ise aynı döneme ilişkin verilecek Ba formuna yansıtılması gerekmektedir.

Faturanın Bs formuna yansıtılmasında satıcı açısından bir sorun bulunmamaktadır. Bununla beraber söz konusu faturanın çeşitli nedenlerle alıcıya form verme süresinden sonra intikal etmesi durumunda alıcı açısından sorun baş göstermektedir.

Bu durumdaki mükelleflerin VUK’un mükerrer 355. maddesinde yer alan özel usulsüzlük cezasına da katlanarak bildirim formlarını düzeltmeleri ve geç gelen faturayı ait olduğu döneme ilişkin Ba formuna yansıtmaları kendi lehlerine olacaktır.

Kaynak: E-Yaklaşım / Mayıs 2010 / Sayı: 209 Bülent SEZGİN (Vergi Denetmeni)

Ba formuna yansıtılması gereken faturanın alıcıya geç intikal etmesi

konusu ile ilgili diğer yazılar

Hakkımızda

2007 Yılında kurulmuş ve bu tarihten itibaren ilgili mevzuat çerçevesinde muhasebe ve mali müşavirlik mesleği ile ilgili hizmetleri müşteri portföyüne sunmayı hedef edinmiştir.

Hizmetlerimiz

Gerçek ve tüzel kişilere ait teşebbüs ve işletmelerin genel kabul görmüş muhasebe prensipleri ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince, mali müşavirlik işleri yapmak.

İletişim

A:Gümüşpınar Mah. Sakızağacı Cad. Nergis Evleri Sitesi No:12/4 D.2 Soğanlık. Kartal-İstanbul

T:+90 216 441 20 40

F:+90 216 441 21 70

E:info[at]selcukozturk.net