Muhasebe mesleğini icra edenler olarak her ne kadar otomasyonu kullanarak iş yapsak da çoğu zaman kanuni süresinde internet ortamında verilmesi gereken bildirge, beyanname ve formları yetiştirmekte zorlanıyoruz.
Uygulamada; serbest mesleğin tanımı, Gelir Vergisi Kanunu’nun 65. maddesindeki ” sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.” tanımından daha geniş bir kavramdır. Muhasebe mesleğini icra eden meslek mensupları olarak yaptığımız işe sermaye koymasak da verdiğimiz hizmetin kalitesini en üst düzeyde tutmak mecburiyetindeyiz. Bu bağlamda meslek mensupları olarak zaman ile yarışmaktayız. Hizmetimizin kalitesini belirli bir düzeyde tutabildiğimiz süre, meslek hayatımız ile doğru orantılıdır. Bu işimizin bir anlamda ticari boyutudur. Muhasebe mesleğini icra edenlerin tek görevi bildirge, beyanname form ve benzerlerini düzenlemek değildir. Bunların yanı sıra mevzuatın devamlı değiştiği günümüzde mükellefle kamu kurumu arasındaki bağlantıyı kurup müşterilerin geniş çerçevede aydınlatılması, ikili ilişkiler gibi pek çok konu mesleğimizin icra konuları arasındadır.
Kamu görevini sivil olarak yapmakta olan bizlerin mensup olduğu meslek odalarının fikir ve temennilerinin ilgili kamu kurumlarınca göz ardı edilmesi, bildirge ve beyanlarınızı cezalı duruma düşmemek için zamanında gönderiniz gibi açıklamalarda bulunulması biz meslek mensuplarını üzmektedir.
Bu nedenle, 2010 hesap dönemine ait olup da 25.04.2011 gün bitimine kadar verilmesi gereken kurumlar vergisi beyannamelerinin süresinin gün bitimine dakikalar kala saat 23:48 ‘de uzatılmasına meslek odamızın tepkisini haklı görerek destekliyoruz.
İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasının konu ile ilgili açıklaması

